9
Nis/06
0

Makamda sevişme hadisesi üzerine

Birkaç gündür medya “Yüksel Kaymakam’ın kaymakamlık makamında sevişmesi” ve buna gerçek kadın kaymakamların tepkisini konuşuyor. Gerçek kadın kaymakamlarımız köpürmüş, devlet makamında sevişmenin kanuna, hukuka, etiğe vs. sığmayacağı gibisinden açıklamalarda bulunuyorlar.

İşin başka bir boyutunu ele almak istiyorum ki; bu boyut gerçekten önemli ve bir o kadar da acıdır.

Malumunuz bir “Kapıkule hadisesi” yaşadık. Çalışan gümrük memurlarından bir çoğu (polisler de dahil) rüşvet alırken görüntülendiler. Bu rüşvet olayının girmediği bir tane kamu kurumunun olmadığı düşüncesindeyim.

Hangi kamu kurumuna gitseniz bir şekilde imalarla rüşvet isteniyor. “Peki rüşvetsiz iş yapılmıyor mu?” derseniz de; “Yapılıyor ama rüşvet verenin işi daha kolay yapılıyor.” derim. Trafikte birçok kez başıma geldiği için söylemekte bir mahsur görmüyorum: “Çorba parası isteyen bir çok memurla karşılaştık. Ve sürücülerin % 60-70′inin de aynı şeye şahit olduğu bir gerçek. “Bu adamlar çorbadan başka bir şey içmiyor mu yahu?” diyesi geliyor insanın.

Birbaşka olay da yine Atatürk Havalimanı’nda ihracat işlemleri esnasında başıma geldi. Birkaç sefer olayı safa yatma usulü ile atlattık. Sonrasında baktım ki iş sarpa sarıyor, farklı usuller ile girişimi ekarte ettik çok şükür.

Unutmadan ekleyelim; bir ara da nette Selçuk Üniversitesi’nde gizli kamerayla kaydedilen bir sevişme videosu dolanıyordu.

Asıl konuya dönecek olursak; bütün bu bahsettiğim olayların aktörleri devlet memurları. Kaymakam da bir devlet memuru ve bu tür bir olayın olmadığını, olmayacağını kimse iddia edemez. Bu kadar tepki görmesini de açıkçası garipsiyorum.

Bir kısmımızın özendiği, diğer bir kısmımızın da karşı çıktığı batıda koca koca başkanların uyuşturucu işlerine, cinayetlere bulaştığı filmler çekiliyor ve hiçbir başkan da “Böyle şey olmaz, nasıl çekersiniz böyle bir şeyi!” demiyor.

Her ne kadar batının kültürümüzle uyuşmayan bir yaşantısı olsa da insanî konularda bizden daha ilerde olduğu bir gerçek.

Mevlana’nın bir sözü geliyor aklıma:
“Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün”

Bu yazı 09 Nisan 2006 Pazar günü yayınlandı, 413 defa görüntülendi.
Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Yorum yapılmadı.

Yorum gönder.

Geri izleme yok.