İntihal, Pamuk’un doğasında mı var?

Biliyorsunuz ki son yıllarda idarecilerimizin yaptığı en övünülecek olayların başında Avrupa Birliği ile olan ilişkilerin izlediği seyir gösteriliyor. Tabi buna bağlı olarak birçok sayısal verinin de yukarı doğru gittiği ifade ediliyor. Bu olumlu gelişmelere eşdeğer bir gelişme de Yazar Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü alması oldu.

Şiirimiz ve şiir camiasının bugünkü durumu

Birkaç yıl öncesine kadar İstanbul’un muhtelif yerlerinde yapılan şiir toplantılarına katılırdım. İştirak edenlerden şair olanlar şiirlerini okur, dinleyici olarak gelen edebiyat gönüllüleri de dinlerdi. Zamanla olay boyut değiştirmeye başladı.

Mücadele

Hayatın, kainatın var oluşunun temel unsurudur insan. Kainatta var olan her şey insana endekslenmiştir. İnsan, merkezidir evrende var olanların. Bu da demek oluyor ki hayatı güzelleştirmek de, kendimize veya insanlara zehretmek de bizim elimizde. Belki fert olarak değil ama toplum olarak elimizde.

Şiire tutunmak

Sevgiye, dostluğa, insanlığa aşırı derecede ihtiyaç duyduğumuz bir zamanı yaşıyoruz. Hayatın bu olmazsa olmaz olgularını yaşantımıza tatbik etmek için madde hırsını ihtirası, kini ve öfkeyi elimizin tersiyle bir kenara itip ortak bir paydada buluşmamız gerekiyor düşüncesindeyim.

Şiir üzerine

Şiir, seven insanın yüreğinin sesidir. Gönül harmanında yoğrulan duyguların dışa vurmasıdır. Duygunun gönül harmanında yoğrulabilmesi için insanın sevgi dolu olması, birilerini veya bir şeyleri sevmesi gerekir. Sevgiden kaynaklanan duygular, sevgiden dolayı düşünülen düşünceler yansıtılır şiire.