Farz Oldu
Tamam sensin güzelim bu oyunun galibi
Mağlub olarak bana çekip gitmek farz oldu
Bir deryada yelkensiz rotasız sandal gibi
Hicran güzergahına akıp gitmek farz oldu
Gerçekten Ayrıldık mı?
Ayrılalım sözünü kulaklarım duydu da
İnan aklım almıyor gerçekten ayrıldık mı?
Verdiğin ümitlerle gönül aşka uydu da
Sensiz iflah olmuyor gerçekten ayrıldık mı?
Zamparalık Destanı
Canım cicim ayları yok benim mevsimimde
İcraat da olacak sözle yetinmiyorum
Aşk narına yanmaktır arzum da hevesim de
Yakan ateş olacak közle yetinmiyorum
Dokunma
Sen beni terk edeli yar edindim korkuyu
Hasretinle kavruldum küllerime dokunma
Gurbet çekilmez çile yalnızlıksa körkuyu
Çözülmüyorlar ama fallarıma dokunma
Bundan Sonra
Unutması çok zormuş gözlerinin rengini
Başka bir aşka kapı açamam bundan sonra
Yüreğimde yanarken bu sevdanın yangını
Etrafa tebessümler saçamam bundan sonra
Azize I
Berkemâl değil artık kalbimin asayişi
Hasretinle yoruldu deli gönlüm Azize!
Aşka uyarlıyordu her sözü her deyişi
Lügatlere darıldı deli gönlüm Azize!
Feryat
Kar düştü saçlarıma ömrümün baharında
Değmezlerin uğruna her mevsim kışa döndü
Beyhudeymiş varlığım dünyanın nazarında
Sayende deli gönlüm kanatsız kuşa döndü
Ağlarım
Girdabına düştüm dermansız aşkın
Durmadan gözyaşı döker ağlarım
Genç yaşımda oldum perişan düşkün
Her nefeste bin of çeker ağlarım
Gülyarim
Bazen kızıp deli deli esince
Rüzgarında üşüyorum Gülyarim
Zaman gelip selamını kesince
Yollarına düşüyorum Gülyarim
Mezarcı
Yarimi toprağa gelin ettiler
İstemem teselli verme mezarcı
Deli gönlüm ona kavuşmak diler
Kötüyüm halimi sorma mezarcı
