Senin babaannen bir maymundu yavrum!

Senin babaannen bir maymundu yavrum!

Vatan Gazetesi’nden Yiğit Bulut; evrimin yani bilinen haliyle insanın maymundan, geniş ve bilimsel anlamıyla ise bütün yaratıkların bir bakteriden uzun yıllar sonucu biyolojik gelişim ve değişimle geldiğini iddia edecek kadar sapkınlaşmış ahmakların tezlerine karşılık bir yazı yazdı.

Kurtlar Vadisi Terör’e sansür ne ifade ediyor?

Yeraltı dünyasının pis işlerini, çarkın nasıl ve ne tür dalaverelerle döndüğünü anlatan, bu işi yaparken de “Türkiye’nin bu karanlık ve puslu vadisinde yaşananları anlattığımız bu dizideki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür” ibaresiyle gerçek ile kurgu arasındaki ince çizgiyi belirleyen Kurtlar Vadisi dizisi yayınlandığı süre zarfında hem yapımcı ve oyuncularına hem de yayıncı kuruluşlarına büyük paralar kazandırdı.

İşgal altında idam sevinci

Kendimi bildim bileli Arap ırkının yaşadığı coğrafyada karışıklıklar ve savaşlar süregelmiştir. Arap topraklarının mazisine baktığınızda bu karışıklığın ırsî olduğunu göreceksiniz. Hz. Ali ve Muaviye döneminden başlayıp günümüze kadarki süreci gerekli araştırmaları yaptıktan sonra başka bir yazıda ele almayı düşünüyorum.

Azgın Teke Neco Amca!

Son günlerde magazin medyasını oldukça meşgul eden bir olay var: Neco Amca’nın evi-barkı bırakıp kendi yaşına bakıldığında çıtır denebilecek bir yaştaki sevgilisiyle gününü gün etmesi, bunun sonucu olarak da ortaya çıkan tepki ve eleştirilere verdiği aşırı tepki. Tabi bu olayların üzerine Nükhet Duru’nu Azgın Teke şarkısı da piyasaya çıkınca alevlenme biraz daha şiddetlendi ve Neco Amca önüne gelene çektiği kılıcını daha bi hınçla sallamaya başladı.

Kurtlar Vadisi, Sağır Oda ve Cem Uzan

Aile fertlerinin her birine onlarca favori dizinin düştüğü Türk Medyasında gerçek olayları üstü kapalı anlatan dizilerin en bilineni ve hakkında en çok spekülasyon yapılanı muhakkak ki Kurtlar Vadisi idi. Kurtlar Vadisi dizisinde rol alan herkesin gerçek hayatta bir karşılığı bulunmuştu.

Tuhaf yaratıklarız vesselam!

Türümüzden milyarlarca adet olduğu halde hiçbirinin bir başkası ile (asgari müşterekler hariç) aynı fikirde, yapıda, düşünce ve hareket tarzında olmayışı beni hayrete düşürdüğü kadar korkutmaktadır da. Farklılıklarımızdan ötürü hayrete düşmemin normal karşılanıp korkmamın yadırganabileceği kanısındayım. ‘Bu korkunun sırf sübjektif bir bakışla alakalı olmadığından ötürü anormalliğe gitmeyişidir’ buna vereceğim cevap. Çünkü bunun birden çok nedeni var.

Öğrencinin beleş yemek isteme hakkı

1995 yılında girdiğim üniversite ortamı, hayatın ne derece farklı merhalelerde yaşandığını, ne kadar çok yaşam biçiminin olduğunu öğrenmemde ilk adım oldu. Aslında durum yaşam biçimlerinin çeşitliliği gibi görünse de insanların farklılığının ve bu farklılıkları ne şekilde hayata yansıttıklarının bariz bir göstergesiydi.

“Biz insan (ı koyun gibi) taşıyoruz”

Çocukluk yıllarım köyde geçti. Temiz havası, suyu, yeşilin zenginliği gibi bir çok avantajı var köy hayatının. Tabi bazı teknolojik gelişmelerden ve imkanlardan mahrum da kalmıyor değilsiniz. Burada dikkate alınması gereken kriter kanımca ihtiyaç duyduklarınızla sahip olduklarınızın örtüşme yüzdeleri. Velhasıl bir çok yönü ile güzel bir ortam.

Parakolik işlerimiz

Üniversite yıllarında müzik dinleme alışkanlığımız vardı. Her ne yapsak yapalım kulağımızda muhakkak Tahtakale’den harçlıklarımızdan artırdığımız paralarla aldığımız ucuz walkmanlerin kulaklıkları olurdu. Ders çalışırken, yurttaki odamızın ortasına masa koyup pişti oynarken, otobüsle okula veya gezmeye giderken.

İyiler genelde sonuncu olurlar

Uzun zamandır sendika, dernek ve vakıfların (layıkı ile çalışanları tenzih ederek) ne iş yaptıklarını merak edip durmuşumdur. Ve işin açıkçası kendimi ikna edecek pek sağlıklı bir cevap da bulamadım.

12