Belki de sandığımız kadar uzun bir yol değildir hayat. Bir yerden bir yere varmaktan ziyade geçtiğimiz yerlerin farkına varmak içindir belki. İnsan, zamanla sahip olduklarından çok vazgeçtikleriyle tanışır, yüzleşir.
Yalnızca günün bitişini değil, insanın içindeki telaşın da sona erişini anlatır bazı akşamlar. Güneş usulca inerken denize, gökyüzü bütün renklerini bırakır suya. Teknelerin sessizce beklediği kıyıda eski hikâyeler anlatır dalgalar.
Yapay zekâ kodlama araçlarını sağlayan şirketleri (Anthropic, OpenAI, Google vs.), lansmana/açılışa özel büyük indirimler yapan mağazalara benzetiyorum. Bir süre zarar ederek hizmet vermelerinin karşılığını, ürünlerini daha iyi seviyelere getirerek almış olmalılar.
Yapay zeka araçları ile kod yazanların Claude’dan hem bu kadar şikayet edip hem de hala onu kullanmaya devam etmelerini hiç samimi bulmuyorum. Şimdiye kadar Claude ile yapabilip Codex veya Gemini ile yapamadığım hiçbir şey olmadı zira.
Sene 1999. Aradan geçen yirmi yedi yılın ardından dönüp baktığımda, hafızamın tozlu raflarından usulca aralanan bir emek ve inanç hikâyesi anlatıyor bu fotoğraflar.




